Düşüncelerini Kim Düşünüyor: Sen mi, Zihnin mi?
Zihin ve bilinç aynı şey midir? Düşüncelerimizi gerçekten kontrol edebilir miyiz? Kendini tanımanın en temel sorularından birine yakından bakalım.
Şimdi senden küçük bir şey istiyorum.
Önümüzdeki birkaç saniye boyunca aklından geçen düşünceleri fark et.
Onları değiştirmeye çalışma.
Yalnızca izle.
Belki bu yazıyla ilgili bir yorum yaptın. Belki dün yaşadığın bir olay aklına geldi. Belki de biraz sonra yapman gereken bir işi düşündün.
Peki bu düşünceleri bilinçli olarak sen mi seçtin?
Yoksa onlar kendiliğinden mi belirdi?
Ve şimdi asıl soru:
Düşüncelerini fark eden kim?
Zihin Sürekli Konuşur
İnsan zihni anılar, beklentiler, çağrışımlar, duygular ve duyusal bilgiler arasında sürekli bağlantılar kurar.
Bu süreçlerin önemli bir kısmı, bilinçli olarak her adımını yönetmemize ihtiyaç duymadan gerçekleşir.
Bir düşüncenin aklına gelmesi, onu bilerek oluşturduğun anlamına gelmez.
Dahası, bir düşüncenin var olması onun doğru olduğunu da göstermez.
“Başaramayacağım.”
“Beni kimse anlamıyor.”
“Her şeyi kontrol etmeliyim.”
Bu cümleler zihninde belirdiğinde onları otomatik olarak gerçek kabul edersen, düşünce ile gerçeklik arasındaki ayrımı kaybedebilirsin.
Düşünce ile Kimlik Aynı Şey mi?
Kendini tanımanın önemli adımlarından biri, düşüncelerimizin bizi etkilediğini ama bizi bütünüyle tanımlamak zorunda olmadığını fark etmektir.
Bir gün kendine güvenli hissedersin.
Ertesi gün aynı konuda tereddüt edersin.
Düşünceler değişir. Duygular değişir. Kendin hakkındaki yorumların bile değişebilir.
Öyleyse sürekli değişen bu içeriklerin hangisi gerçek kimliğindir?
Bu soru, hem felsefenin hem de farkındalık geleneklerinin merkezindedir.
Gözlemci, Tanık ve İzleyici
Metafizik öğretilerde gözlemci, tanık ve izleyici kavramları farklı sistemlerde farklı anlamlar taşıyabilir.
Bunları tek ve evrensel bir tanım altında toplamak doğru olmaz.
Ancak farkındalık çalışmaları açısından bir ayrım yapabiliriz:
Bir deneyimin içinde kaybolmak başka şeydir; o deneyimin farkında olmak başka şey.
Örneğin öfkelendiğinde yalnızca öfkenin etkisiyle hareket edebilirsin.
Ya da öfkeyi fark edip ona nasıl karşılık vereceğini değerlendirebilirsin.
İkinci durumda duygu ortadan kalkmamıştır. Fakat onunla kurduğun ilişki değişmiştir.
Buradaki önemli nokta, farkındalığın yalnızca pasif bir seyir hâli olmamasıdır.
Fark etmek, bilinçli bir karşılık oluşturmanın başlangıcı olabilir.
Her Düşüncene İnanmak Zorunda Değilsin
Zihin bazen geçmiş deneyimlerden hareketle geleceğe ilişkin tahminler üretir.
Bir kez reddedilmiş olmak, yeniden reddedileceğin anlamına gelmez.
Bir kez başarısız olmak, başarısız biri olduğunu göstermez.
Fakat bu yorumlar yeterince tekrarlandığında insan onları kimliğinin parçası gibi benimseyebilir.
İşte burada önemli bir beceri devreye girer: Düşünceyi düşünce olarak tanımak.
“Ben başarısızım” yerine “Şu anda başarısız olduğuma dair bir düşüncem var” diyebilmek, yaşadığın deneyime farklı bir mesafeden bakmanı sağlayabilir.
Bu, sorunları inkâr etmek değildir.
Düşünce ile olguyu ayırabilmektir.
Bilinç Düşüncelerden Daha mı Büyük?
Felsefede bilinç, öznel deneyim, öz farkındalık ve düşünce üzerine farklı kuramlar bulunur.
Bazı kuramlar, bir zihinsel durumun bilincinde olmayı başka bir zihinsel temsil aracılığıyla açıklar.
Başka yaklaşımlar ise bilinci farklı biçimlerde ele alır.
Dolayısıyla “düşüncelerimi gözlemleyebiliyorum, öyleyse düşüncelerimden bağımsız, bedensiz bir özüm var” sonucuna bilimsel olarak ulaşamayız.
Bununla birlikte, düşüncelerimizle aramıza bilinçli bir mesafe koyma deneyimi günlük yaşam açısından oldukça değerlidir.
Bugün Küçük Bir Deney Yap
Gün içinde seni zorlayan bir düşünce ortaya çıktığında kendine üç soru sor:
Şu anda zihnim bana ne söylüyor?
Bunun bir düşünce olduğunu mu biliyorum, yoksa kesin gerçek olduğunu mu varsayıyorum?
Bu düşünceye inanmak yerine onu değerlendirirsem nasıl davranırım?
Amaç düşünceleri susturmak değil.
Onların yaşamındaki etkisini daha bilinçli değerlendirmek.
Çünkü kendini tanımak, yalnızca ne düşündüğünü bilmek değildir.
Düşüncelerinin seni nasıl yönlendirdiğini de görebilmektir.
Demet Dernek | tune in
Daha derine in: Kendini Bilme Sanatı eğitiminde kimlik, düşünce, farkındalık ve bilinçli yaşam üzerine çalışıyoruz.
Yazar hakkında
DEMET DERNEK
METAFİZİK EĞİTMENİ I MENTÖR
Eğitmen, yazar, girişimci ve bireysel dönüşüm rehberidir. Küçük yaşlardan itibaren ezoterizm ve spiritüel alanda kendini geliştirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra, bankacılık ve kuru...
Eğitmen sayfasına git