”Familienstellen” – AİLE DİZİMİ

AİLE DİZİMİ NEDİR?

Aile Dizimi kuramını bizlere hediye eden büyük üstat Bert Hellinger’e teşekkür etmeden bu satırlara başlamak olmazdı ve verdiği aile dizimi eğitimi ile yolumuzu aydınlatan ve bu kuramı bizlere sabırla ve engin tecrübesiyle aktaran hocamız Turgay Köyağasıoğlu’na da sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İnsanlar yaşadıkları süre boyunca hem özel alanlarında hem de iş alanlarında ilişkiler içindedirler. Ailesi her insanın temelini oluşturur. Bert Hellinger insanların temel ihtiyaçlarını Aidiyet, Sıra Düzeni ve Denge olarak üç alanda inceler. Aile sistemi içinde yerini ve görevini görmek isteyen herkes eninde sonunda Bert Hellinger tarafından ”Sevginin Düzenleri” olarak tanımlandığı yaşamın temel prensiplerini tanımak ve hayatına entegre etmek zorundadır. Sevginin düzenlerini Bert Hellinger hayatın yasaları olarak tanımlamıştır. Hayatın yasalarını Aidiyet, Sıra Düzeni ve Denge olarak belirtmiştir büyük ustat Bert Hellinger. Aidiyet kişinin ailesine ve bır gruba dahil ve ait olmasına ilişkin varoluşsal bir dürtü ve yaşamsal bir ihtiyaçtır. Aile dizimi kuramına göre sistem ailenin hiçbir üyesinin sistemden dışlanmasına izin vermez, her üye diğer üyeler kadar eşit haklara sahiptir. Biri dışlanırsa sistemin dengesi bozulur. İkinci yasa sıra düzenidir. Sistem hiyerarşiye göre işler. Önceki nesiller olmasaydı biz yoktuk anlayışını temel alır. Aile sisteminde önce gelenin önceliği söz konusudur. Atalar torunlardan önce gelir ve ebeveynler çocuklardan önce gelir. Üçüncü yasa da dengedir. Alma ve verme dengesine vurgu yapılan sistemde bir aile üyesine önceki kuşaklarda yapılmış haksızlık ya da ailesi üyesinin bir başkasına yaptığı haksızlık aynı ailenin sonradan gelen bir üyesi tarafından dengelenmelidir.

TERAPİSTLER

DERYA ALACAKAYA BULUT/ Hannover- Almanya
DEMET ALACAKAYA DERNEK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu üç sistematik temel ihtiyaçları karşılamak için bireysel vicdan (iyi / kötü) ve diğer yandan kolektif (grup veya sistem) vicdan ortaya çıkmaktadır. Spiritüel düzeyde Hellinger, üçüncü bir vicdan biçiminden, “büyük bir ruhun” vicdanından söz eder. Bu üçüncü seviyede Hellinger artık kurbanlar ve failler arasında ayrım yapmaz.

Bert Hellinger tarafından geliştirilen aile dizimi kuramı için Bert Hellinger’in hayatta olan eşi Sophie Hellinger bu sene ”Familienstellen” olarak bu kuramın orijinalinde kullanılmasını istemiştir ve nasıl ki Fritz Pearls’ın „Gestalttherapie“si literatürde başka dile çevrilmemiş şekilde yer edindiyse ”Familienstellen” kelimesinin de Türkiye’de yakında bu şekilde kullanılacağını düşünmekteyiz. ”Familienstellen” yöntemi aile içindeki kuşaklar boyu devam eden etkileşim mekanizmaları ve buradaki dinamikleri göstermektedir. Kişilerin tıkanıklık olarak algıladıkları herhangi bir olgunun farklı düzenlerde görselleştirme ve düzenleme esasına dayalı grup ya da bireysel çalışma alternatifleri olan bütüncül ve fenomenolojik bir yöntemdir.

Bert Hellinger Kimdir?

Bert Hellinger 1925 yılında Almanya’da doğmuştur. 2019 yılında aramızdan ayrılan Bert Hellinger Almanya’da felsefe, pedogoji ve teoloji okudu. 1952 yılında rahiplik ünvanını alan Bert Hellinger 1968 yılına kadar Güney Afrika’da bir katolik okulunu yönetmiştir. 1968 yılında Afrika’dan Almanya’ya döndükten sonra 1972 yılına kadar psikanaliz eğitimi almıştır. 1971 yılında rahipliği bırakmıştır. Psikoterapi alanında Amerika ve dünyanın değişik ülkelerinde çeşitli eğitimlere katılmıştır. 1978 yılında Familienaufstellung (Aile Dizimi) kuramını geliştirmiş ve uygulamaya başlamıştır.

Familienaufstellung’un (Aile Dizimi’nin) Familienstellen’e Dönüşmesi

Bert Hellinger tarafından 1978 yılında uygulanmaya başlayan klasik Aile Dizimini 2002 yılına kadar uygulamıştır. Klasik aile diziminde temsilciler ve yerleri danışan tarafından belirleniyordu. Bundan sonra, herkes kendini iyi hissedene kadar yeniden düzenlendi. Çoğu zaman başka yedek oyuncular da listeye dahil edildi. Örneğin, tüm temsilciler aynı yöne baktılarsa, bu ailede dışlanmış veya unutulmuş birine baktıkları anlamına geliyordu. Birisi bu bilinmeyen kişi için konumlandırıldığında diğerleri rahat bir nefes aldı. Bu şekilde gizli bir bozukluk ortaya çıkabiliyordu. ”Çünkü bir ailedeki hastalıklar dahil pek çok sorunun kökleri bir aile üyesinin dışlanmasında yatar – örneğin, bir çocuk başkasına verildiğinde veya gizli tutulduğunda. ” der Bert Hellinger.

2002 – 2006 ”Ruhun Hareketleri”

2002’den 2006’nın başına kadar, ”Ruhun Hareketleri” Bert ve Sophie Hellinger için aile dizimlerinin odak noktasıydı. Bert Hellinger şöyle açıkladı:

“Eşim ve ben farkettik ki onlara ne kadar az soru sorarsam ”Temsilcinin Hareketleri”nin o kadar derinleştiğini farkettik. Bu dizimleri izleyen herkes derinden etkilendi ve etkilendi. Burada önemli olan temsilcilerin danışan hakkında çok az şey bilmeleri ve temsilcilerin içeriden gelen hareketin onları içeriden ve dışarıdan sarmasıydı. Bu yeni yaklaşıö önceki aile dizimlerinin çok ötesine geçti.

Duygular, beklentiler ve korkular hakkında neredeyse hiç soru yoktu. Dizimler danışan tarafından belirlenen bir hedefe yönelik değildi. Herşey problem ve çözüm fikirlerinin ötesinde ve alışılmış anlamda psikoterapinin ötesinde hareketlerin temsilciyi nasıl sardığına bırakıldı.

2006’dan 2016 yılına kadar – Ruhsal Aile Dizimi

”Ruhsal Aile Dizimi’nde ”Ruh ile birlikte Yürüyen” 2006 yılında Bert ve Sophie Hellinger tarafından geliştirildi ve uygulandı. Bu daha fazla gelişmeye, ruhumuza ve ruhumuza dair yeni anlayışlar eşlik etti, ama her şeyden önce vicdanımızın sınırlarına ilişkin yeni anlayışlar hakkında. Bu içgörülerin tüm ilişkilerimizde, kendimizin ve ailelerimizin ötesinde geçerli olduğu görülmüştür.

Klasik aile dizimlerinin aksine dizimi yöneten danışanından çok az bilgiye ihtiyaç duyarken aile dizimi çalışmalarından onlarca yıllık deneyime sahiptir. Yöneten kişi büyük manevi alana bağlanır ve sezgisel olarak temsilcileri kendisi seçer. Temsilciler bu içsel hareket dürtülerini takip ederek çok yavaş hareket ederler. Dizimi yöneten eyleme neredeyse hiç müdahale etmez. Bazen eksik bir temsilciyi ekler. Sonunda, dizimi yöneten danışanı dizime dahil eder.

2017’den itibaren Hellinger Familienstellen Terminolojisi Hellinger Schule´de (Hellinger Okulu) Kullanılmaya Başladı

Bu yeni kavram daha çok Bert Hellinger’in eşi Sophie Hellinger tarafından geliştirildi ve bugün Hellinger Okulu’nda sadece bu tür Aile Dizimleri öğretilmektedir. Bu terminolojiye göre aile dizimi temsilcileri ve aile dizimini yöneten kişi büyük bir güç tarafından sahiplenilmekte ve yönetilmektedir. Tüm ayrılıklar ve kavramların ötesinde önceden bilinmeyen nedenlerle bağlantısı kesilmiş ve ayrılmış olanlar bir araya getirilir. Daha büyük bir güç oradadır. Tüm ayrılıkları ortadan kaldıran sevginin gücüdür.

2018 yılından itibaren Sophie Hellinger Orjinal Hellinger Familienstellen çalışmalarını devam ettirmektedir.

ONLINE AİLE DİZİMİ ÇALIŞMASI NASIL GERÇEKLEŞİYOR:

Önceden başvuru formlarını ileten danışanlarımız için ön hazırlık yapıyoruz. Çalışmalar, online olarak grup içinde gerçekleşiyor. Açılımı yapılan kişiler kadar, temsilci olarak çalışmaya katılanlarında derin farkındalıklar yaşadığı bu alan çalışmalarında, çok daha büyük olan ilahi sistem ışığında HAKİKATİ GÖRMEK niyetiyle bir araya geliyoruz.

Dizim Açtırma Ücreti: 600tl

Temsilci Olarak Katılım Ücreti: 100tl

Aile dizimine katılımcı olarak katılmak için aile dizimi açılımlarına saygı göstermek ve açılımlarda konuşulan konuları oturum dışına taşımamak önem taşımaktadır.

Aile dizimi açılımlarında danışan kişinin açılım yaptırdığı konuya uygun olarak danışman tarafından belirlenen katılımcılara temsilcilikler verilmektedir.

Bu temsilcilikler danışan kişinin aile sisteminden kişileri temsil edebileceği gibi bir kavramla da ilgili olabilir.

Danışman, katılımcılar temsilcilik aldıkları zaman açılımda hissettikleri ve düşünceleri hakkında onlara sorular sorabilir. Danışman, temsilcilik alan katılımcıların davranışlarını ve sözlerini gözlemler.

Danışan kişi de bu konuşmaları danışman ile birlikte gözlemlemektedir. Açılım esnasında ve bitiminde danışman danışana gözlemlerini aktarır, telkinlerde bulunmak istiyorsa temsilcilere ve danışmana da gözlemlerine göre telkinlerde bulunabilir.

SİSTEMİK ÖYKÜ BİLGİ FORMU